Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Al Sana Bütün Mesele
Hayatın naftalin kokan dolaplarında biriktirdiğim o tanıdık dekor,
Göz bebeklerimin arkasına sızmış, etimi kemiren sahasız manzara...
Belli ki toprağın o karanlık, sessiz iştahına da
Benimle birlikte uzanacak, yakamdan düşmeyen bir gölge gibi.
Göz bebeklerimin arkasına sızmış, etimi kemiren sahasız manzara...
Belli ki toprağın o karanlık, sessiz iştahına da
Benimle birlikte uzanacak, yakamdan düşmeyen bir gölge gibi.
Ruhun o vahşi, galiz çalkantısından geriye kalan;
Kendi enkazını kutsayan üç beş beylik analiz,
Ve sırf gitmiş olmak için, boşluğa iliştirilmiş o mukavva valiz.
İçinde o dolapların tozu, altında geleceğin yırtık astarı...
Kendi enkazını kutsayan üç beş beylik analiz,
Ve sırf gitmiş olmak için, boşluğa iliştirilmiş o mukavva valiz.
İçinde o dolapların tozu, altında geleceğin yırtık astarı...
Oysa kumaş dediğin nedir ki?
Tenin o zavallı, o fanilik kokan örtüsü...
Her vitrinde asılı durur o seri imalat yalnızlıklar;
Hangi iklimde giysen fanilayı, gömleği,
Üşüyen hep aynı çıplaklık, değişen sadece rengi.
Tenin o zavallı, o fanilik kokan örtüsü...
Her vitrinde asılı durur o seri imalat yalnızlıklar;
Hangi iklimde giysen fanilayı, gömleği,
Üşüyen hep aynı çıplaklık, değişen sadece rengi.
Asıl sen onu söyle ey yeryüzünün telaşlı yolcusu:
Bavulundan sızan o ağır, o dilsiz yalnızlığı,
Aynalarda bırakamadığın o göçebe gövdeni,
Yani bizzat o kendi dediğin ağır zinciri...
Onu da sığdırabiliyor musun o daracık bavula?
Kendini de götürebiliyor musun o son sürgüne?
Bavulundan sızan o ağır, o dilsiz yalnızlığı,
Aynalarda bırakamadığın o göçebe gövdeni,
Yani bizzat o kendi dediğin ağır zinciri...
Onu da sığdırabiliyor musun o daracık bavula?
Kendini de götürebiliyor musun o son sürgüne?
Al sana bütün mesele!
Kumaşlar kalıyor, manzara kalıyor,
İnsan yalnız kendi uçurumunu taşıyor yanında.
Kumaşlar kalıyor, manzara kalıyor,
İnsan yalnız kendi uçurumunu taşıyor yanında.

