Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Ayağı Topraklı Korku
Cesaret isterdi dipsiz siyahıma siyah katmak,
Gözü kapalı, fırtınanın sinesine bir hançer gibi saplanmak...
Oysa sen, parmak uçlarında toprağın uyuşuk güveni,
Kıyıda bir gölge gibi basacağın yeri aradın durdun.
Gözü kapalı, fırtınanın sinesine bir hançer gibi saplanmak...
Oysa sen, parmak uçlarında toprağın uyuşuk güveni,
Kıyıda bir gölge gibi basacağın yeri aradın durdun.
Şimdi o daracık, o rüzgârsız fanusunun içinden,
Seyret bu gök gürültülü, bu baştan çıkaran enginliğimi.
Gör bakalım; sularımda can veren o mağrur gemileri,
Geceyi yırtan dalgaların o vahşi saltanatını.
Seyret bu gök gürültülü, bu baştan çıkaran enginliğimi.
Gör bakalım; sularımda can veren o mağrur gemileri,
Geceyi yırtan dalgaların o vahşi saltanatını.
Bir fener sönüyor içimde, bir intihar kuşanıyor limanlar,
Sen bir katre durgun sığlığın ninnisiyle uyurken,
Çiğ damlasından kurduğun o ürkek hayallerin,
Uçurumlarımın rüzgârında sızım sızım kuruyor.
Sen bir katre durgun sığlığın ninnisiyle uyurken,
Çiğ damlasından kurduğun o ürkek hayallerin,
Uçurumlarımın rüzgârında sızım sızım kuruyor.
Bak ve seyret avuçlarında can çekişen korkak martıları;
Sen karada güven içinde öldün ey sevgili,
Bense fırtınanın kalbinde, her dalgada yeniden doğmaktayım.
Sen karada güven içinde öldün ey sevgili,
Bense fırtınanın kalbinde, her dalgada yeniden doğmaktayım.

