Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Beyazın Son Çizgisi
Geniş açılı odaların daralan tavanı altında,
Saat kalbimi kemiren bir tıkırtı sadece.
Görünmez iğnelerle dikilmiş gölgeler,
Adımları siliyor, sesleri yutuyor,
Bir tek ağırlık kalıyor omuzlarda:
Yabancı ellerin çizdiği o eğri çizgi.
Saat kalbimi kemiren bir tıkırtı sadece.
Görünmez iğnelerle dikilmiş gölgeler,
Adımları siliyor, sesleri yutuyor,
Bir tek ağırlık kalıyor omuzlarda:
Yabancı ellerin çizdiği o eğri çizgi.
Nefes, odanın dikey sınırlarına çarpıp dönerken,
Bakışlar kırılıyor köşeli masaların soğukluğunda.
Her sabah yeniden kurulan o dilsiz kuşatma,
Ruhu un ufak etmek isteyen o tozlu fısıltı...
Ama masanın üzerinde duruyor işte,
Kendi sessizliğinde parıldayan bir vaha.
Bakışlar kırılıyor köşeli masaların soğukluğunda.
Her sabah yeniden kurulan o dilsiz kuşatma,
Ruhu un ufak etmek isteyen o tozlu fısıltı...
Ama masanın üzerinde duruyor işte,
Kendi sessizliğinde parıldayan bir vaha.
Dört köşesiyle dünyayı dışarıda bırakan,
O ak, o bakir, o lekesiz düzlük.
Bütün dikey baskılara inat, yatay bir özgürlük.
Uçurumun kenarında açan tek bir çiçek gibi,
Bir A4 kâğıdı duruyor, zamandan azade.
O ak, o bakir, o lekesiz düzlük.
Bütün dikey baskılara inat, yatay bir özgürlük.
Uçurumun kenarında açan tek bir çiçek gibi,
Bir A4 kâğıdı duruyor, zamandan azade.
Ve kalemin ucu dokunuyor beyazın kalbine,
Yavaşça akıyor içimdeki o son nehir.
Siyah mürekkep, zincirleri çözen bir anahtar şimdi;
Gövdesi yukarıda, kökleri derinde...
Sayfanın en altına doğru yürürken adımlarım,
Hafifliyor göğsümdeki o eski dağ.
Yavaşça akıyor içimdeki o son nehir.
Siyah mürekkep, zincirleri çözen bir anahtar şimdi;
Gövdesi yukarıda, kökleri derinde...
Sayfanın en altına doğru yürürken adımlarım,
Hafifliyor göğsümdeki o eski dağ.
Çünkü orada, o son düzlükte,
Noktanın koyulduğu o kuytu köşede,
Bütün kuşatmalar dağılıyor birden.
Özgürlük, bir paragraf boyu kadar yakın,
Ve beyaz, siyahı ilk kez bu kadar çok seviyor.
Noktanın koyulduğu o kuytu köşede,
Bütün kuşatmalar dağılıyor birden.
Özgürlük, bir paragraf boyu kadar yakın,
Ve beyaz, siyahı ilk kez bu kadar çok seviyor.

