Bir Gökyüzünü Taşımamak Omuzlarında

02.09.2026
Bir Gökyüzünü Taşımamak Omuzlarında - Murat Ozan Avcı

Bir Gökyüzünü Taşımamak Omuzlarında

Murat Ozan Avcı

I
Biliyorum, bir masayı donatmak gibi değil bu,
Bir kalabalığı ayıklamak, hepsi bu.
Duruyorsun bir sokağın en uzağında,
İçinden geçmediğin caddeler, o süslü vitrinler,
Giderek küçülüyorlar senin durduğun boşlukta.
Herkes bir yerlere yetişiyor, tedirgin ve eksik,
Gözlerinde hep o bir şeyleri kaçırmış olmanın kederi.
Oysa sen, parmaklarının ucunda o tanıdık koku,
Sayfaların arasından sızan o sükûnetle,
Bakıyorsun akıp giden o niteliksiz zamana.
Uzak durmak, bir tercih değil artık burada,
Kendini kendinle tahkim etmek meselesi.
II
Bir yerimiz var, hani durmadan genişleyen bir göğüs kafesi,
İçine sığdıramadığımız o taşralı saatler, o yorgun tramvaylar.
Herkes kenarından tutuyor hayatın, kopmasın diye,
Oysa sen, tırnaklarınla kazıyorsun sükûnetin o sert kabuğunu.
Odaların bir ucu hep o küf rengi akşamlara açılıyor,
Sessizlik, raflarda biriken bir göçebe gibi ağır.
Bakıyorsun, vitrin camlarında eriyen o yabancı yüzlere,
Kendini örtüyorsun sararmış yaprakların güngörmüş, o hışırdayan sesiyle.
III
Yaşlanmak diyorsun, ne tuhaf bir kelime,
Bir ağacın halkalanması gibi, gövdede biriken zaman.
Korkmuyorsun o derin, o sessiz görgüden,
Çünkü hayat bir imbiktir, damıtılırsın sessizce.
Geriye sadece o pürüzsüz, o rafine tortu kalır,
Gürültüden temizlenmiş, hırslardan arınmış bir gün kalır.
Zaman, cebimizde biriken o ağır demir para,
Tedavülden kalktığını bile fark etmediğimiz...
Yaşlanmak değil bu, günlerin süzgecinden sızan o berrak damla.
Bir yalnızlığı taşıyorsun, hiç bölüşülmeyecekmiş gibi,
Kalabalıklar akıp gidiyor altımızdaki o çatlak iskeleden.
İşte tam orada, o en tenha köşede,
Hiçbir maskeye sığmayan bir yüzle duruyorsun.
Çünkü özgürlük,
İstemediğin bir gökyüzünü taşımamaktır omuzlarında.
Büsbütün yalın, büsbütün dürüst bir sabaha uyanmaktır.
Edebi Blog Seçkisi
Share