Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Bizde Gitmek Sadece Durmanın Yok Oluşudur
Ufalanıyor zamanın gövdesindeki o loş ve sağır kemer,
Hiçbir uçurumun kıyısında,
"Tutunamazsa nereye savrulur?" endişesiyle sarmalanmadı adımlarım.
Bir fenerin titrek gözbebeğinde,
Kendi karanlığına sarkıtılmış yerçekimsiz bir şakul gibi duruldu gölgem;
Hep o emanet, o her an çözülmeye hazır düğüm...
Hiçbir uçurumun kıyısında,
"Tutunamazsa nereye savrulur?" endişesiyle sarmalanmadı adımlarım.
Bir fenerin titrek gözbebeğinde,
Kendi karanlığına sarkıtılmış yerçekimsiz bir şakul gibi duruldu gölgem;
Hep o emanet, o her an çözülmeye hazır düğüm...
Benim omurgamda, "Arkasını dönerse çatlar bu mermer" korkusuyla
Örülmedi o müphem sırtı sıvazlayan eller.
Hangi hareye dokunsam, dokusu hep pürüzsüz bir ihmal,
Hangi aynaya baksam, sırrı dökülmüş bir gitme provası.
Örülmedi o müphem sırtı sıvazlayan eller.
Hangi hareye dokunsam, dokusu hep pürüzsüz bir ihmal,
Hangi aynaya baksam, sırrı dökülmüş bir gitme provası.
Bu yüzden sevgilim,
Bizim bu eşikten süzülüşümüz,
Bir nehrin yatağını terk etmesi gibi azametli değildir.
Gidişimiz;
Mürekkebi kurumuş bir kalemin kâğıtta bıraktığı o renksiz çizik,
Sonsuz boşlukta sessizce sönen bir yıldızın soğumasıdır.
Yani gitmekten bile sayılmaz!
O sadece durmanın yok oluşudur...
Bizim bu eşikten süzülüşümüz,
Bir nehrin yatağını terk etmesi gibi azametli değildir.
Gidişimiz;
Mürekkebi kurumuş bir kalemin kâğıtta bıraktığı o renksiz çizik,
Sonsuz boşlukta sessizce sönen bir yıldızın soğumasıdır.
Yani gitmekten bile sayılmaz!
O sadece durmanın yok oluşudur...

