Bölme Beni

10.09.2026
Bölme Beni - Murat Ozan Avcı

Bölme Beni

Murat Ozan Avcı

İçimde azgın bir sarmaşık büyüyor, sevgili,
Ruhumun duvarlarını çatlatıyor bu deli sarılış.
Gözyaşlarım ki, içimdeki lav denizine bir avuç serinlikti,
Şimdi yatağını şaşırdı, kuruyan bir nehir gibi çaresiz akış...
Karanlık kuşanmış bir mecburi son kapımda, ha koptu ha kopacak;
Yetiş ne olur, yetiş yoksa bu şehir üstüme yıkılacak!
Yetiş ki, bakışlarımızın şafağında yoğrulan bu kutsal aşk,
Dokunmanın o hırçın fırtınasında savrulmasın bir hazan yaprağı gibi.
Senin dudaklarından dökülecek her ferman, başım üstüne bir taç;
Gönlüm çoktan kuşanmış bu mukaddes, bu gururlu mağlubiyeti.
"Git!" de bana, o da yetişmektir...
Zamanın bağlarını, köhne kuralları yıkan o asil vakarına,
Bir ömür boyu köle olmak ne büyük şereftir, bilir misin?

"Kal!" de bana, o da yetişmektir...
Haya giysisini üstümüzden bir an bile sıyırmadan,
Yalnızca gözlerimizin aynasında aynı rüyaya uyanmak;
Yüzyılların sayfalarına sığmayan ne derin bir hazdır, sezer misin?

"Öl!" de bana, inan o da yetişmektir...
Uğruna ölünecek aşkı nihayet bulmuşken bu ömür,
Senden sonrası, ilkel çağların göğsümde bıraktığı bir tortudur.
Eğreti durur yaşamak, ölümü kıskandırır inan; tahmin eder misin?
Git de, kal de, istersen öl de bana...
Ama ne olursun...
Bölme beni!
Senden gelecek her zehri, bir umut gibi büyüttüm avuçlarımda.
Gitmekle, kalmakla, ölmek arasında lime lime etme bu canı.
Her lahza başka bir rüzgarın koynunda savrulmak,
Her lahza başka bir uçurumun eşiğinde can çekişmek...
Senden gelmişse "şifadır" der, basarım bağrıma ama,
Bu paramparça, bu öksüz iklimi reva görme benim aşk coğrafyama.
Git de, kal de, öl de...
Yetiş işte, bir fermanla dindir bu fırtınayı...
Ama sakın, bölme beni...
Edebi Blog Seçkisi
Share