Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Boşalan Koltuk
Bir unvanın arkasındaki o koca gölge,
kendi çekirdeğine çekilir, ışıklar sönünce.
kendi çekirdeğine çekilir, ışıklar sönünce.
Görkem, yüksek tavanlı odalarda kuruyan bir yankıdır artık;
zamansa parmakların arasından süzülen soğuk bir kül...
zamansa parmakların arasından süzülen soğuk bir kül...
Koltuk boşalır, kırılır kalkanı makamın;
tüm sıfatlarından soyunur birer birer aynadaki yüz.
Rızık kaygısında baş eğen emekçiye
fütursuzca savrulan emirler silinir.
Kapı eşiklerinde bir toz yumağı gibi
biriken o sahte hürmet süpürülür.
Hiçliğin kıyısında kendi ağırlığınca duran
kederli bir varlık kalır sadece.
tüm sıfatlarından soyunur birer birer aynadaki yüz.
Rızık kaygısında baş eğen emekçiye
fütursuzca savrulan emirler silinir.
Kapı eşiklerinde bir toz yumağı gibi
biriken o sahte hürmet süpürülür.
Hiçliğin kıyısında kendi ağırlığınca duran
kederli bir varlık kalır sadece.
Güç dediğin, eğer taşınmışsa dışarıdan,
bırakıldığı an yutar taşıyanı, amansız bir kuyuda.
Ama varoluş, kendi kökünden beslenmişse eğer,
ne eksilir düşen rütbenin gürültüsüyle
ne çoğalır yükselen alkışın köpüğüyle.
bırakıldığı an yutar taşıyanı, amansız bir kuyuda.
Ama varoluş, kendi kökünden beslenmişse eğer,
ne eksilir düşen rütbenin gürültüsüyle
ne çoğalır yükselen alkışın köpüğüyle.
Çünkü insan olmak, sahip olunan bir mülk değil;
tüm fırtınalar dindiğinde,
bozkırın ortasında ayakta kalabilme sanatıdır.
tüm fırtınalar dindiğinde,
bozkırın ortasında ayakta kalabilme sanatıdır.
Ve en nihayetinde, bütün unvanlar sessizliğin harabesine teslim olduğunda,
derin ve kuytu bir boşlukta yankılanan soru tektir:
derin ve kuytu bir boşlukta yankılanan soru tektir:
Sıfatların ötesinde, o çıplak hakikatte;
neysen, osun.
neysen, osun.

