Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Çarenin Kucağında Ölmek
Kendi kıyametini emen ahşap gövdedir,
Denizin ortasında alev alev yanan tekne.
Ve su kördür koynundaki yangına;
Göğsüne vuran alevleri yakamoz zanneder de
Dokunmaz başının üstünde yanan cana...
Denizin ortasında alev alev yanan tekne.
Ve su kördür koynundaki yangına;
Göğsüne vuran alevleri yakamoz zanneder de
Dokunmaz başının üstünde yanan cana...
Hararet güvertede değil, derinde,
Suyun bir milim ötesinde,
Görünmez omurgada tutuşur gece.
Suyun bir milim ötesinde,
Görünmez omurgada tutuşur gece.
Çare, bir nefes boyu aşağıda,
Muazzam bir soğuklukla uzanır suda.
Adam savurur avucundaki denizi
Kaburgası çatlayan tahtalara…
Ama sızamadan daha ahşabın iliğine,
Kendi çığlığıyla buharlaşır her damla;
Geriye ıslak bir mağlubiyet kalır avucunda.
Muazzam bir soğuklukla uzanır suda.
Adam savurur avucundaki denizi
Kaburgası çatlayan tahtalara…
Ama sızamadan daha ahşabın iliğine,
Kendi çığlığıyla buharlaşır her damla;
Geriye ıslak bir mağlubiyet kalır avucunda.
Altta alabildiğine mağrur su,
Yukarıda meczup ateş…
Kurtuluş ile yok oluş,
Dip dibe, birbirine değmeden bekleyen iki yol.
Yukarıda meczup ateş…
Kurtuluş ile yok oluş,
Dip dibe, birbirine değmeden bekleyen iki yol.
Ne zaman ki ahşap
Son hafifliğini yitirir,
Çöker gövde,
Boyun eğer karanlık dibe.
Son hafifliğini yitirir,
Çöker gövde,
Boyun eğer karanlık dibe.
Ve deniz, ancak o zaman dokunur köze.
Geç kalmış bir bağışlama gibi,
Gecede uğuldayan son bir cızırtıyla
Söndürür artık var olmayan bir şeyi…
Geç kalmış bir bağışlama gibi,
Gecede uğuldayan son bir cızırtıyla
Söndürür artık var olmayan bir şeyi…

