Esaretin Fonetiği

04.09.2026
Esaretin Fonetiği - Murat Ozan Avcı

Esaretin Fonetiği

Murat Ozan Avcı

Bir gök çizgisini bölüyordu kanat, upuzun.
Demir çubukların simetrisinde bir ağrı,
Göz dediğin, uçanı bir sarsıntı sanırdı gözcesinde;
"Şifa" diyordu dilsiz bir saksı nezaketinde,
"Kim bilir hangi göğün kırığıdır o rüzgâr."
Gagasında pirinç sızısı, suyun mekanik tıkırtısı,
Kursağına inen o küçük, o uslu gurbet.
Tam küsecekken tellerin o soğuk estetiğine,
Aklına o dikey hürriyet düşüverdi birden;
Toparladı odasını, yüzündeki o eski çizgiyi,
Ve gülümsedi caddelere doğru:
"Bin şükür" dedi, bir ekmek kırığı ayininde,
"Bunu bulamayan yurtsuz kuşlar da var."
Yani bir nevi teslimiyet faturası,
Yani bir nevi evcilleşmiş intihar.
Kanadı çoktan unuttu o geniş boşluğu,
Mülkiyet sinmiş tüylerinin gri tülüne.
Ahvalimiz ki, bir kafes boyu kadar geniş,
Vah ki vah,
Gökyüzünü hasta sanan o dikey esarete!
Edebi Blog Seçkisi
Share