Geç Kalmış Bir Temizlik Trajedisi

07.08.2026
Geç Kalmış Bir Temizlik Trajedisi - Murat Ozan Avcı

Geç Kalmış Bir Temizlik Trajedisi

Murat Ozan Avcı

İçimizde o ilk fırtınanın bıçak gibi uğultusu,
Henüz dünya bu kadar kirlenmemişti bilmelisin.
Biz fütursuzduk boyuna, ıslak ve alabildiğine küstah;
Günahı bir karanfil gibi takardık ceketimizin yakasına.
Sakınmadan kırıp dökerek en lezzetli hataları yapardık,
Ne bir vicdan sızısı ne yarın korkusu...
Gecenin köründe bir meyhaneden ötekine,
Dünya daha berrak ve daha güzelken üstelik.
Sonra film koptu birden, sinemalar kapandı;
Zaman dediğin katran gibi sızdı kentlerin ciğerine.
Dünya boka sardı, çocukluk arkadaşlarımız çürüdü;
Sokaklar ağırlaştı, lağım kokulu bir çirkinlik başladı.
Sözün haysiyeti bitti, yüzlerde o eski pırıltı söndü;
Bizim de içimizdeki o vahşi taylar yoruldu tabii.
Fırtına dindi, dizlerimizdeki derman bitti;
Yanıla kırıla öğrendik ayağa kalkmayı,
Akıllandık yani gecikerek ve belki de mecburen...
Dünya biterken kendimizi bulduk.
Ve işte şimdi bu pisliğin, bu katranın ortasında,
Birden fazilet abidesi kesildik, iyi mi?
Sanki o bencil fırtınaları biz estirmemişiz gibi,
Elbisemize çamur sıçramasın diye ödümüz kopuyor.
Dışarıda herkes birbirini boğazlarken sessizce,
Biz mermer bir heykel gibi duruyoruz köşemizde.
Ne büyük bir trajedi, ne garip bir oyun:
Eller kirlenirken bizim ellerimiz bembeyaz...
Aklımız başımıza geldi de ne oldu söylesene?
Dünya lekesizken biz kirliydik,
Şimdi dünya çürürken sütten çıkmış ak kaşık.
Şimdi özlediğimiz ne varsa o fırtınalı günlerde kaldı;
En büyük yanlışlarımızı o en güzel zamanlara sığdırdık.
Dizelerimiz dürüst, adımlarımız ölçülü artık;
Fakat avucumuzda tuttuğumuz bu buz gibi erdem,
Anlatılmaz bir yalnızlık katıyor akşamlarımıza.
Dünyayı düzeltemedik ama kendimizi sakındık;
Geç kaldık be gülüm, geç kaldık bu bilgeliğe...
Yağmur yağar, bulvarlar kararır, biz yine susarız.
Çünkü biliyoruz artık:
Aklımız başımıza geldi de
Başımızı koyacak bir dünya kalmadı artık...
Şimdi masanın üzerinde siyah beyaz bir ilkokul fotoğrafı,
Kenarları sararmış, kenarları kırık.
Bakıyorum da yüzlerine tek tek,
Çoğunun adını bile hatırlamıyorum artık;
Demek ki yolumuz hiç kesişmemiş aslında,
İhtilal yıllarının gölgesinde çekildiğimiz
O ürkek sınıf karesi hariç.
En arkada dik ve mağrur siluetiyle öğretmenimiz duruyor;
Bize anlatmaya çalıştığı o haysiyetli hayatı
Biz ancak bütün günahlardan çekilince anladık.
Ne hazin tecelli:
Biz dersi ezberlediğimizde,
O çoktan kara tahtanın arkasında silinip gitmişti...
Edebi Blog Seçkisi
Share