Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Gecikmiş Yolcuya Şiir
Belki dudaklarında ince bir alay belirecek,
Belki güleceksin bu son çırpınışıma.
Ama bir gün çıkıp gelsen de nafile;
Sana açılan kapılar kapandı birer birer,
Seni o eski yangınla kabul etmeyeceğim.
Her gidişinde bir parça eksilen ben,
Bu defa mağrur bir gitmeyi kuşanacağım.
Sen adımlarını meçhule doğru atarken,
Ben ardından sadece bakacağım.
Belki güleceksin bu son çırpınışıma.
Ama bir gün çıkıp gelsen de nafile;
Sana açılan kapılar kapandı birer birer,
Seni o eski yangınla kabul etmeyeceğim.
Her gidişinde bir parça eksilen ben,
Bu defa mağrur bir gitmeyi kuşanacağım.
Sen adımlarını meçhule doğru atarken,
Ben ardından sadece bakacağım.
Dışarıda amansız bir kış, dağlarda tipi...
Yolunu kaybetmiş olsan, üşümüş ve yalnız.
Benimse tüten bir bacam olsa uzaklarda,
Sıcak, sığınılası, kuytu bir kulübem...
Sen, oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi,
Umutsuz gözlerle çalsan kapımı sevinçle;
İçimdeki o dinmez, o asil hınç adına,
Sırf bu anı yaşamak için bunca yıl beklemiş gibi,
Kulübemin buğulu camına içeriden,
Tersten bir "Geç kaldın!" yazacağım.
Seni o amansız soğukta bırakıp, içeri almayacağım.
Bir kez de ben tadacağım "Git!" demenin o buruk tadını,
Sen karanlıkta kaybolurken ardından sadece bakacağım.
Yolunu kaybetmiş olsan, üşümüş ve yalnız.
Benimse tüten bir bacam olsa uzaklarda,
Sıcak, sığınılası, kuytu bir kulübem...
Sen, oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi,
Umutsuz gözlerle çalsan kapımı sevinçle;
İçimdeki o dinmez, o asil hınç adına,
Sırf bu anı yaşamak için bunca yıl beklemiş gibi,
Kulübemin buğulu camına içeriden,
Tersten bir "Geç kaldın!" yazacağım.
Seni o amansız soğukta bırakıp, içeri almayacağım.
Bir kez de ben tadacağım "Git!" demenin o buruk tadını,
Sen karanlıkta kaybolurken ardından sadece bakacağım.
Düşün ki yeryüzünde bir ikimiz kalmışız,
Ve nefes almak için, yaşamak uğruna,
Yalnızca tek bir yatak duruyor önümüzde.
Yine de o yatağa uzatmam gövdemi,
Dudaklarının o zehirli tadına bakmam bir daha.
Yalnızlığın asil kalabalığı yetiyor bana;
Bir kez de ben "Git!" diyeceğim sana,
Sen çaresizce giderken ardından sadece bakacağım.
Ve nefes almak için, yaşamak uğruna,
Yalnızca tek bir yatak duruyor önümüzde.
Yine de o yatağa uzatmam gövdemi,
Dudaklarının o zehirli tadına bakmam bir daha.
Yalnızlığın asil kalabalığı yetiyor bana;
Bir kez de ben "Git!" diyeceğim sana,
Sen çaresizce giderken ardından sadece bakacağım.
Anlayacağın, ey ömrümün en güzel hatası;
Belki güleceksin, belki inanmayacaksın ama,
Bir gün kapıma derviş gibi gelsen bile,
Bu mağrur gönlüm, aşkından açlıktan ölme pahasına,
Uzatacağın o son ekmeğe bir tekme vuracak.
Gerçi bilirim, sen dönmezsin o yollardan,
Yine de bir ihtimal, olur ya...
Sakın ola yolunu şaşırmayasın diye,
Bu kahredici vedayı bir ferman gibi ömrüme asıyorum.
Darılma...
Belki güleceksin, belki inanmayacaksın ama,
Bir gün kapıma derviş gibi gelsen bile,
Bu mağrur gönlüm, aşkından açlıktan ölme pahasına,
Uzatacağın o son ekmeğe bir tekme vuracak.
Gerçi bilirim, sen dönmezsin o yollardan,
Yine de bir ihtimal, olur ya...
Sakın ola yolunu şaşırmayasın diye,
Bu kahredici vedayı bir ferman gibi ömrüme asıyorum.
Darılma...

