Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Gönül Bagajı
Ne zaman bir akşam kapımı çalsa,
Omzumda beliren bir yük sezerim.
Ah keşke yorulan bedenim olsa,
Ruhumda ağır bir yükle gezerim.
Hicranın çölünde elimde asa,
Kaybolan mazime eşgal çizerim.
Omzumda beliren bir yük sezerim.
Ah keşke yorulan bedenim olsa,
Ruhumda ağır bir yükle gezerim.
Hicranın çölünde elimde asa,
Kaybolan mazime eşgal çizerim.
Aynaya bakarım, saçımda aklar,
Derim ki: "Bu yükle yaşamak heyhat!"
Ne çare kalbimiz bir sırda tutsak,
Gitmek isteyenden etmez feragat.
Saatler vuslata kurulmuş tuzak,
Firaka direnmek beyhude feryat!
Derim ki: "Bu yükle yaşamak heyhat!"
Ne çare kalbimiz bir sırda tutsak,
Gitmek isteyenden etmez feragat.
Saatler vuslata kurulmuş tuzak,
Firaka direnmek beyhude feryat!
Ah, o gençlikteki devasa umut,
Rüzgâra direnen bir yaprak gibi...
Şimdi her köşede deruni sükut,
Avuçta sıktığım ham toprak gibi,
Hayal mi o mazi, rüya veyahut,
Gözümde canlanan bir uzak gibi...
Rüzgâra direnen bir yaprak gibi...
Şimdi her köşede deruni sükut,
Avuçta sıktığım ham toprak gibi,
Hayal mi o mazi, rüya veyahut,
Gözümde canlanan bir uzak gibi...
Bırak gitsin artık ne varsa dünden,
Giden gün dönmüyor bak arkasına.
Azat et ruhunu kendi elinden,
Yazık şu ömrünün kalan kısmına;
Seslenme maziye artık derinden,
Aldanma geçmişin o aynasına...
Giden gün dönmüyor bak arkasına.
Azat et ruhunu kendi elinden,
Yazık şu ömrünün kalan kısmına;
Seslenme maziye artık derinden,
Aldanma geçmişin o aynasına...

