Yasal Uyarı © Korumalı Eser
İki Eylül Arası Bir Akşamüstü
Tenimin coğrafyasında telaşlı bir yaz,
Gözlerinin o en kalabalık, en yabancı meydanına yürürüm.
Biraz tütün kokarım, biraz acele edilmiş intihar,
Ne zaman ince giyinsem soğuk davranırsın.
Gözlerinin o en kalabalık, en yabancı meydanına yürürüm.
Biraz tütün kokarım, biraz acele edilmiş intihar,
Ne zaman ince giyinsem soğuk davranırsın.
Gözlerin iki denizin ortasında o gayriihtiyari yarık,
Sen göğsünün düğmelerini iliklersin bilmeden,
Ben bütün kelimeleri pencerelerden aşağı atarım.
Bir kadının kendini gizleme anıdır bu,
Işıktan daha hızlı, telgraftan daha telaşlı.
Sen göğsünün düğmelerini iliklersin bilmeden,
Ben bütün kelimeleri pencerelerden aşağı atarım.
Bir kadının kendini gizleme anıdır bu,
Işıktan daha hızlı, telgraftan daha telaşlı.
Avuçlarımda tren sesleriyle kalakalırım öylece,
Tam göç etmek isterken senin o kaçak adalarına.
Sen bilerek bir susturucu takarsın bakışlarına,
Benim içimde infilak eder o en çocuk fiyasko.
Tam göç etmek isterken senin o kaçak adalarına.
Sen bilerek bir susturucu takarsın bakışlarına,
Benim içimde infilak eder o en çocuk fiyasko.
Gözlerinden öperim, o hüzünlü ve uzak duruşundan.
Sen her defasında kışa ayarlanmış bir saat gibisin,
Ben ne zaman soyunsam zırhlarından,
Beni kendi ayazınla bir başıma kurşunlarsın.
Sen her defasında kışa ayarlanmış bir saat gibisin,
Ben ne zaman soyunsam zırhlarından,
Beni kendi ayazınla bir başıma kurşunlarsın.

