Yasal Uyarı © Korumalı Eser
İsli Atlas
Onlar o sahte şafağı, o sığ ve sırıtan sabahları kutsayadursunlar;
Benim zifirime kök salmayan her beyaz, avuçlarında patlayan bir cam kırığıdır ancak.
Anladım ki; her ışık aslında bir borçlanmadır gölgeye, her parıltı bir diyettir karanlığa...
Onlar o mermer sükûnetleriyle birer mucize olduklarını varsayarken,
Bilmezler ki; ufuk sandıkları o çizgi, bendeki uçurumun ilk adımıdır.
Benim zifirime kök salmayan her beyaz, avuçlarında patlayan bir cam kırığıdır ancak.
Anladım ki; her ışık aslında bir borçlanmadır gölgeye, her parıltı bir diyettir karanlığa...
Onlar o mermer sükûnetleriyle birer mucize olduklarını varsayarken,
Bilmezler ki; ufuk sandıkları o çizgi, bendeki uçurumun ilk adımıdır.
Çekip alsam altlarından bu devasa, bu isli ve kadim atlası;
O muazzam sandıkları aydınlıkları, boşlukta yankılanan bir intihar çığlığına döner.
Onlar, benim mutlak yokluğumun üzerine teyellenmiş eğreti birer kurgu;
Ben zihnimi kapatsam, her biri isimsiz birer hiçliğe savrulacak.
O muazzam sandıkları aydınlıkları, boşlukta yankılanan bir intihar çığlığına döner.
Onlar, benim mutlak yokluğumun üzerine teyellenmiş eğreti birer kurgu;
Ben zihnimi kapatsam, her biri isimsiz birer hiçliğe savrulacak.
Şimdi çeksinler o sentetik adımlarını ruhumun sarnıcından,
Bedeli kocaman bir hayatla ödenmiş günahlarımın kutsal enkazında tepinmesinler!
Onların 'saf' dediği o kumaş, henüz çarmıha gerilmemiş bir kibrin çiğliği;
Benimse her yaram, hakikate kesilmiş mühürlü birer makbuzdur.
Bedeli kocaman bir hayatla ödenmiş günahlarımın kutsal enkazında tepinmesinler!
Onların 'saf' dediği o kumaş, henüz çarmıha gerilmemiş bir kibrin çiğliği;
Benimse her yaram, hakikate kesilmiş mühürlü birer makbuzdur.
Işıkları, benim gövdeme, benim karanlık dağıma çarptığı için bir isme sahip;
Yoksa onlar, ezelin dehlizlerinde unutulmuş, yüzü olmayan birer boşlukturlar.
Varlıkları, benim deryamın üzerine çekilmiş ince ve aldatıcı bir cila;
Onlar o sığ pırıltıda kendilerini ararken, ben dipten gelen bir sabırla köklerini suluyorum.
Eğer ben o karanlık irademle kendi üzerime kapanırsam,
Onlar, sırrı dökülmüş birer yansıma gibi boşlukta silinip gidecekler.
Yoksa onlar, ezelin dehlizlerinde unutulmuş, yüzü olmayan birer boşlukturlar.
Varlıkları, benim deryamın üzerine çekilmiş ince ve aldatıcı bir cila;
Onlar o sığ pırıltıda kendilerini ararken, ben dipten gelen bir sabırla köklerini suluyorum.
Eğer ben o karanlık irademle kendi üzerime kapanırsam,
Onlar, sırrı dökülmüş birer yansıma gibi boşlukta silinip gidecekler.
İtiraf ediyorum;
Onlar aslında o kadar beyaz değiller...
Sadece benim karanlığım çok sahici.
Onlar aslında o kadar beyaz değiller...
Sadece benim karanlığım çok sahici.

