Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Kozmik Rüyanın Eşiği
Zamanın eteklerinden dökülen o son kum tanesi,
Varlığının boşluğunda yankılanan dilsiz bir çan.
Kadran sustu, akrebin zehri sızdı tenime;
Ben yine sendeki yokluğun o dipsiz kuyusuna uyandım.
Varlığının boşluğunda yankılanan dilsiz bir çan.
Kadran sustu, akrebin zehri sızdı tenime;
Ben yine sendeki yokluğun o dipsiz kuyusuna uyandım.
Sınırları belirsiz, duman rengi bir boşluk bu,
Sensizlikle mühürlenmiş bir şimdiki zaman...
Sensizlikle mühürlenmiş bir şimdiki zaman...
Gelecek ise avuçlarımda eriyen buzdan bir heykel,
Bir sonraki ümidin o soluk, o ketum şafağı...
Bir sonraki ümidin o soluk, o ketum şafağı...
Orada, ihtimallerin henüz doğmadığı o sisli çizgide,
Suretini rüzgardan yonttuğum sevgili;
Gözlerini biriktiriyorum bu dilsiz yalnızlığıma.
Görüşmek üzere o sonsuz soyutlamada,
Zamanın henüz adını koyamadığı o kozmik rüyada...
Suretini rüzgardan yonttuğum sevgili;
Gözlerini biriktiriyorum bu dilsiz yalnızlığıma.
Görüşmek üzere o sonsuz soyutlamada,
Zamanın henüz adını koyamadığı o kozmik rüyada...

