Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Kurtarıcıyı Gömdüğümüz O Park
Gençlik dediğin cepte patlayan o serseri kurşun...
Ama o ağır barut kokusu bile uyandırmıyor kapı eşiğindekileri,
Bir şans diyorlar, bir el, bir fırtına feneri belki, hâlâ o eski uykuda...
Oysa verimlilik dedikleri o süslü, o pırıltılı kelime,
Gövdenin telaşında değil, ruhun o büyük terk edilmişliğindedir.
Bunu bir akşamüstü, durup dururken anladım.
Ama o ağır barut kokusu bile uyandırmıyor kapı eşiğindekileri,
Bir şans diyorlar, bir el, bir fırtına feneri belki, hâlâ o eski uykuda...
Oysa verimlilik dedikleri o süslü, o pırıltılı kelime,
Gövdenin telaşında değil, ruhun o büyük terk edilmişliğindedir.
Bunu bir akşamüstü, durup dururken anladım.
Kimsenin gelmeyeceğini bilmek, ne taze bir yalnızlıktır,
O kapının dışarıdan mandallanmadığını, kilitli kalmadığını,
Ve o feneri, evet o feneri, parmakların kanayarak bizzat yakacağını...
İşte bu insanın asıl doğum sancısıdır, asıl ayağa kalkışıdır.
Bu bir yıkım değil sevgilim, bu muazzam bir inşaat iskelesidir,
Zihin ki artık dışarıdaki o kuru gürültüye kulak asmaz,
Kendi içindeki o eski, o tozlu cevhere diker gözlerini.
O kapının dışarıdan mandallanmadığını, kilitli kalmadığını,
Ve o feneri, evet o feneri, parmakların kanayarak bizzat yakacağını...
İşte bu insanın asıl doğum sancısıdır, asıl ayağa kalkışıdır.
Bu bir yıkım değil sevgilim, bu muazzam bir inşaat iskelesidir,
Zihin ki artık dışarıdaki o kuru gürültüye kulak asmaz,
Kendi içindeki o eski, o tozlu cevhere diker gözlerini.
Beklemek diyorum, eylemi felç eden sinsi bir zehirdir çünkü,
"Biri gelir, biri mutlaka yardım eder" yalanı, kudretin en ağır prangası.
Oysa o görünmez el yok, hiç olmadı, bunu biliyoruz,
İnsan ancak kendi söküğünü kendi diktiğinde inanır yaşadığına.
Bahaneler çekilsin aradan, suçlanacak o ötekiler de gitsin,
Geriye sadece saf bir irade, bir de bu ağır gökyüzü kalsın.
"Biri gelir, biri mutlaka yardım eder" yalanı, kudretin en ağır prangası.
Oysa o görünmez el yok, hiç olmadı, bunu biliyoruz,
İnsan ancak kendi söküğünü kendi diktiğinde inanır yaşadığına.
Bahaneler çekilsin aradan, suçlanacak o ötekiler de gitsin,
Geriye sadece saf bir irade, bir de bu ağır gökyüzü kalsın.
Artık rüzgarı bekleyen o yelkenlilerden değiliz, geçti o fıstıki makamlar,
Kendi rotasını, kendi elleriyle çizen birer kaptanız şimdi.
Kendi sesini bulmak, başkalarının yankısından vazgeçmekle başlar.
Bak, başkalarının tarlaları ne kadar uzak ve ne kadar yabancı,
Biz kendi toprağımızı kazalım, çetin ama kutsal bir hırsla.
Kendi rotasını, kendi elleriyle çizen birer kaptanız şimdi.
Kendi sesini bulmak, başkalarının yankısından vazgeçmekle başlar.
Bak, başkalarının tarlaları ne kadar uzak ve ne kadar yabancı,
Biz kendi toprağımızı kazalım, çetin ama kutsal bir hırsla.
Kurtarıcıyı beklemeyi bıraktığımız gün,
İşte o gün başladık kimsenin yıkamayacağı o kaleyi örmeye.
Şimdi sıkı tutun kendine,
Çünkü bizim bizden başka sığınacak göğümüz yoktur.
İşte o gün başladık kimsenin yıkamayacağı o kaleyi örmeye.
Şimdi sıkı tutun kendine,
Çünkü bizim bizden başka sığınacak göğümüz yoktur.

