Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Kusursuz İtiş
Sahnede iki perde var, ikisinde de aynı yüzler:
Önce sırtımda bir el, o habis sabırsızlık,
Beni kendi karanlığıma doğru iten o itme kuvveti...
Sonra yukarıdan aşağıya süzülen o steril, o muazzam akıl:
"İçine düşmeden önce düşünecektin."
Önce sırtımda bir el, o habis sabırsızlık,
Beni kendi karanlığıma doğru iten o itme kuvveti...
Sonra yukarıdan aşağıya süzülen o steril, o muazzam akıl:
"İçine düşmeden önce düşünecektin."
Düşerken öğrendim itenle akıl verenin aynı el olduğunu.
Avuçlarında hâlâ sırtımın teri dururken,
Kuyunun ağzından ahlak fısıldıyorlar şimdi.
Beni buraya fırlatan o hoyrat parmak izleri,
Aşağıda birer hâkim cübbesine dönüşüyor.
Avuçlarında hâlâ sırtımın teri dururken,
Kuyunun ağzından ahlak fısıldıyorlar şimdi.
Beni buraya fırlatan o hoyrat parmak izleri,
Aşağıda birer hâkim cübbesine dönüşüyor.
Artık ne kuyuya yabancıyım ne bu dilsiz dibe,
Şimdi yukarısı düşünsün o kusursuz cinayeti.
Çünkü sırtıma değen o eliniz dururken,
Ağzınızdan dökülen hiçbir yasa, hiçbir bilge laf
Temizleyemez tırnaklarınızdaki bu çamuru.
Şimdi yukarısı düşünsün o kusursuz cinayeti.
Çünkü sırtıma değen o eliniz dururken,
Ağzınızdan dökülen hiçbir yasa, hiçbir bilge laf
Temizleyemez tırnaklarınızdaki bu çamuru.

