Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Nehrin Kırık Kaburgası
Zamanın uykulu sularına serilmişti o sahte ninni,
"Bırak" diyordu gümüş bir fısıltı, "bırak kendini."
Oysa köklerinden kopmuş devlerin leşleriydi yatağı tıkayan,
Suyun damarlarında donmuş, yeşil bir intihardı o an.
"Bırak" diyordu gümüş bir fısıltı, "bırak kendini."
Oysa köklerinden kopmuş devlerin leşleriydi yatağı tıkayan,
Suyun damarlarında donmuş, yeşil bir intihardı o an.
Akışın kalbine saplanmış kemikten omurgalar,
Nehri kendi evinde boğan, dilsiz ve sağır yalanlar...
Nasıl teslim edilir bu ten, göğsünü yırtan o paslı çivilere?
Nasıl bırakılır ruh, bu durağan, bu kör kabileye?
Nehri kendi evinde boğan, dilsiz ve sağır yalanlar...
Nasıl teslim edilir bu ten, göğsünü yırtan o paslı çivilere?
Nasıl bırakılır ruh, bu durağan, bu kör kabileye?
Burada su heves değil, bir prangadır artık yosun kokan,
Uyumak, boğulmaktır köklerin vahşi kollarında durmadan.
Şimdi baltayı vaktin alnına indirme zamanıdır,
Akışı değil, nehrin bağrındaki o kör düğümü çözme anıdır.
Uyumak, boğulmaktır köklerin vahşi kollarında durmadan.
Şimdi baltayı vaktin alnına indirme zamanıdır,
Akışı değil, nehrin bağrındaki o kör düğümü çözme anıdır.
Kır kayaları, sök o göğsü tıkayan devrik gölgeleri,
Yansın bu durgun nehir, uyansın suyun o çılgın selleri.
Çünkü bazen yaşamak; akıntıya teslim olmak değil,
Yatağını tıkayan o karanlık putları devirmektir, bil.
Yansın bu durgun nehir, uyansın suyun o çılgın selleri.
Çünkü bazen yaşamak; akıntıya teslim olmak değil,
Yatağını tıkayan o karanlık putları devirmektir, bil.

