Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Paha Biçilemez Şahsiyetler Sit Alanı
Zamanın tezgâhında eksilen iplikler gibi,
Üç kuruşluk gölgelerin çiğnediği sokaklar.
Bozuk para sesleriyle uyanan bu çarşıda,
Ruhu teneke çalmayan kaç adam kaldı?
Üç kuruşluk gölgelerin çiğnediği sokaklar.
Bozuk para sesleriyle uyanan bu çarşıda,
Ruhu teneke çalmayan kaç adam kaldı?
Bir antik kent sükûnetiyle taşır göğsünü bazıları,
Adına 'insan' denen o silik el yazmasında.
Onlar ki; paha biçilemez bir uçurumun kenarında,
Kendi kuyularından gökyüzü sağarlar.
Adına 'insan' denen o silik el yazmasında.
Onlar ki; paha biçilemez bir uçurumun kenarında,
Kendi kuyularından gökyüzü sağarlar.
O karakter, rüzgârın avucunda kuruyan mühür,
Tükenişin o muazzam, o sessiz koridorunda.
Adımları, yeryüzünün çatlaklarını onaran bir ezgi,
Dokunuşları, kaybolmuş bir makamın son perdesi.
Tükenişin o muazzam, o sessiz koridorunda.
Adımları, yeryüzünün çatlaklarını onaran bir ezgi,
Dokunuşları, kaybolmuş bir makamın son perdesi.
Yolda rastlarsanız gölgesini incitmeyen bir bilgeye,
Sustuğu yerden öpün onun o köklü yalnızlığını.
İyi davranın ki o yorgun tapınaklara,
Çöllerin kalbinde yeni nehirler büyütmek için,
İçlerindeki o kutsal sancı, yeniden heveslensin.
Sustuğu yerden öpün onun o köklü yalnızlığını.
İyi davranın ki o yorgun tapınaklara,
Çöllerin kalbinde yeni nehirler büyütmek için,
İçlerindeki o kutsal sancı, yeniden heveslensin.

