Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Şehrin Sondan Bir Önceki Şiiri
Ne zaman ayak bassam bu şehre,
Cılız bir sokak lambasının altında soyunur yüzüm.
Belli belirsiz bir heyula gibi çöker üstüme sokaklar;
Tepemde alıcı kuşlar dolanır,
Ve kuytularda düşmemi bekleyen sırtlanlar edinirim…
Cılız bir sokak lambasının altında soyunur yüzüm.
Belli belirsiz bir heyula gibi çöker üstüme sokaklar;
Tepemde alıcı kuşlar dolanır,
Ve kuytularda düşmemi bekleyen sırtlanlar edinirim…
Ne zaman ayak bassam bu şehre,
Gri bir toz bulutu gelir, yakar genzimi.
Aslı zulalarda saklı o eski ruhu ararken,
Tepeden tırnağa sahte bakışlardan tedirgin olurum.
Ve ne zaman gelsem bu şehre;
O eski arnavut kaldırımları düşer aklıma:
Sokaklarından Zeki Müren şarkıları taşan,
Kibar beylerin, zarif hanımefendilerin birbirini selamladığı,
Yüzlerde "günaydın"ların, "hoş geldiniz"lerin açtığı o iklim…
Geçmişin bu nazenin hayali çarpar da yüzüme,
"Demek ki bir ironiymiş, bir ütopya..." der, noktayı koyarım.
Gri bir toz bulutu gelir, yakar genzimi.
Aslı zulalarda saklı o eski ruhu ararken,
Tepeden tırnağa sahte bakışlardan tedirgin olurum.
Ve ne zaman gelsem bu şehre;
O eski arnavut kaldırımları düşer aklıma:
Sokaklarından Zeki Müren şarkıları taşan,
Kibar beylerin, zarif hanımefendilerin birbirini selamladığı,
Yüzlerde "günaydın"ların, "hoş geldiniz"lerin açtığı o iklim…
Geçmişin bu nazenin hayali çarpar da yüzüme,
"Demek ki bir ironiymiş, bir ütopya..." der, noktayı koyarım.
Ne zaman dönsem bu şehre,
Bir önceki gidişimle, bu gelişimdeki o tuhaf iştiyak kaplar içimi.
Giderken de aynı heves, dönerken de aynı acele…
Garip gelir kendimi bildim bileli:
Özlem neyedir o zaman, bu arsız arzu kime? Anlayamam bir türlü.
Bir önceki gidişimle, bu gelişimdeki o tuhaf iştiyak kaplar içimi.
Giderken de aynı heves, dönerken de aynı acele…
Garip gelir kendimi bildim bileli:
Özlem neyedir o zaman, bu arsız arzu kime? Anlayamam bir türlü.
Ne zaman adımlasam bu kaldırımları,
Kökümü yerinden söküp, öykümü zamansız yarım bırakan,
Bana o çok övülen "deniz ferahlığını boş ver!" dedirten,
Ve o mağrur efe kollarımı yanıma indiren canavar bu muydu, diye söylenir dururum.
Kökümü yerinden söküp, öykümü zamansız yarım bırakan,
Bana o çok övülen "deniz ferahlığını boş ver!" dedirten,
Ve o mağrur efe kollarımı yanıma indiren canavar bu muydu, diye söylenir dururum.
Velhasılkelam dostlar!
Bu şehrin sondan bir önceki şiiridir bu.
Sonuncusunun kapıyı çalmasına ise ramak kalmıştır.
Şimdi kalkıp "Tavşan dağa küsmüş de dağın haberi olmamış" diyecekseniz eğer,
Bilmelisiniz ki: Hikaye benimse, o dağ da benimdir.
Ve eğer bugün bu kadar sessizsem;
Sadece başımdaki dumanların dağılmasını beklemekteyimdir...
Bu şehrin sondan bir önceki şiiridir bu.
Sonuncusunun kapıyı çalmasına ise ramak kalmıştır.
Şimdi kalkıp "Tavşan dağa küsmüş de dağın haberi olmamış" diyecekseniz eğer,
Bilmelisiniz ki: Hikaye benimse, o dağ da benimdir.
Ve eğer bugün bu kadar sessizsem;
Sadece başımdaki dumanların dağılmasını beklemekteyimdir...

