Uçurum Kenarında Başkaldırı

22.08.2026
Uçurum Kenarında Başkaldırı - Murat Ozan Avcı

Uçurum Kenarında Başkaldırı

Murat Ozan Avcı

Kuşan gövdenin o ipekten zırhını henüz vakit varken
Dizlerinde rüzgârı emen o deli atlar nallanmışken
Şimdi, tam şimdi ateşe vermelisin o ürkek bekleyişleri.
Yarına devredilen her sevinç, bir intihar provasıdır;
Kendi gölgesini vuran kör bir avcı gibi insan,
Erteledikçe kurutur ömrün o gürül gürül akan çeşmesini.
Dudağında yaralı bir kurdun suya kavuşma iştahı,
Teninde sokakların barut kokulu nefesiyle titreyen o ilk giysi,
Yürümelisin, ayaklarının altından kıvılcımlar saçarak.
Çünkü zaman, sırtımızda iz bırakan sinsi bir kırbaçtır artık;
Geceye saklanan hiçbir heves,
Temizleyemez ruhun o paslı çivilerle delinmiş suskusunu.
Yorulacaksan, uçurum kenarlarında açan o narin başkaldırı için yorul,
Ama geciktirme, sesinin o yangın başlatacak ilk kıvılcımını.
Sevdiklerin, nefes alan birer gökyüzüyken yanı başında,
Sesleri henüz bir mezar sessizliğine gömülmemişken bu taş kentte,
Uzat ellerini, dokun o kor gibi sıcak sevinçlere.
Biz ki gecenin kalbinden süzülüp gelen o mahcup yolcularıyız sevdanın,
İyi biliriz pişmanlığın içimizde büyüttüğü o soğuk akrebi.
Yaşamak, takvimlerin cebine sığmayacak kadar büyük bir isyandır;
Yüreğin böylesine delirmiş bir nehir gibi çalkalanıyorken
Sıyrıl o kurumuş hatıraların küf kokan mahzeninden.
Çünkü hayat, sığınılacak kuytu bir liman değil,
Dalgalarla boğuşa boğuşa kurulan o görkemli ülkedir.
Edebi Blog Seçkisi
Share