Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Uyuşma Provası
Bakışımın ardında hiçbir şeyi yansıtmayan bir ayna var
Ve hissimin raylarından yolcusuz trenler geçiyor.
Ve hissimin raylarından yolcusuz trenler geçiyor.
İçimde bir yerlerde ikiden fazla kez doğruyu gösteren bir saat,
Durmakla çalışmanın tam ortasında,
Yalnızlığıma kurulmuş.
Durmakla çalışmanın tam ortasında,
Yalnızlığıma kurulmuş.
Aklımın mantık kanallarından "Sorun yok" anonsu geçiliyor boyuna,
Çakarlarımın ışıklı sesi sokaklarımdaki yabancıların yüzünü parlatıyor.
Çakarlarımın ışıklı sesi sokaklarımdaki yabancıların yüzünü parlatıyor.
Öfkem gürültülü bir gök, sağanak hâlinde yağıyor,
Keder, caddelerimde her şeyi temizleyen sel.
Keder, caddelerimde her şeyi temizleyen sel.
Lakin anlamlandıramadığım bir sakinlik de var üzerimde,
Bu tel örgülü, bu jilet kesiği dilsizliğin sebebinde yoruyorum kafamı.
Bu tel örgülü, bu jilet kesiği dilsizliğin sebebinde yoruyorum kafamı.
Belki de çöküşten bir önceki durağındayım hayatın,
Kutlamak içimden gelmiyor bu dinginliği,
Bu bir zafer değil çünkü, bir uyuşma provası.
Kutlamak içimden gelmiyor bu dinginliği,
Bu bir zafer değil çünkü, bir uyuşma provası.
Şimdi soruyorum kendime, o soğuk aynanın karşısında dikilip:
Hangi kuyuda unuttun sesini, neyi diri diri gömdün o topraklara?
Hangi kuyuda unuttun sesini, neyi diri diri gömdün o topraklara?
Çünkü yaşadıklarımdan bilirim ki,
Hissetmeyi reddettiğim her simsiyah ve ağır kütle,
Bir duygu gibi değil,
Bir kader gibi dikildi tam karşıma.
Hissetmeyi reddettiğim her simsiyah ve ağır kütle,
Bir duygu gibi değil,
Bir kader gibi dikildi tam karşıma.

