Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Varamadığım Yerdeyim
Gece yarısı bir kamyon klaksonu çalar,
Yükü doğduğum ev kadar ağır...
Duvar kilimleri, hasırlar, kalaylanmış kap kacak,
Önde bir hamalın yanına sığışır çocuk bedenim.
Tavşanlar kaçışır gözlerimdeki gurbet ışığından,
Önümde toprağın tozu dumanı,
Ardımda o ilk akşamın gölgesi kalır.
Yükü doğduğum ev kadar ağır...
Duvar kilimleri, hasırlar, kalaylanmış kap kacak,
Önde bir hamalın yanına sığışır çocuk bedenim.
Tavşanlar kaçışır gözlerimdeki gurbet ışığından,
Önümde toprağın tozu dumanı,
Ardımda o ilk akşamın gölgesi kalır.
Şehirler değişir, takvimler eskir bir bir,
Oysa ben hep aynı çıkmazın sürgünüyüm.
Ne gittiğim sokaklar tanır adımı,
Ne de kapısını çaldığım o yeni odalar.
Gündüzü ayrı keder, gecesi ayrı yalnızlık.
Oysa ben hep aynı çıkmazın sürgünüyüm.
Ne gittiğim sokaklar tanır adımı,
Ne de kapısını çaldığım o yeni odalar.
Gündüzü ayrı keder, gecesi ayrı yalnızlık.
Nereye gitsem, nerede olsam
Varamadığım yerdeyim işte.
Bir yanım yaprak döker hazanda,
Bir yanımda hâlâ direnen yaşama hırsı.
Ve pencereme vuran rüzgârın fısıltısı:
Ne varabildiğim bir yer var artık,
Ne de dönebileceğim bir sıla.
Varamadığım yerdeyim işte.
Bir yanım yaprak döker hazanda,
Bir yanımda hâlâ direnen yaşama hırsı.
Ve pencereme vuran rüzgârın fısıltısı:
Ne varabildiğim bir yer var artık,
Ne de dönebileceğim bir sıla.

