Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Yarım Bir Adanın Akşamüstü
Ben bu kararsız kış ayazını iyi bilirim,
İnsan en çok böyle günlerde nöbetleşe yalnızlaşır.
Oturur bir köşede, sanki birazdan yağmur yağacakmış gibi,
Hiç durmadan, hiç yorulmadan öten o gece böceklerini dinler.
Dinler ve yavaşça eksilir kendi gövdesinden,
Bir sesin peşine takılıp gitmek derler ya, işte öylece.
İnsan en çok böyle günlerde nöbetleşe yalnızlaşır.
Oturur bir köşede, sanki birazdan yağmur yağacakmış gibi,
Hiç durmadan, hiç yorulmadan öten o gece böceklerini dinler.
Dinler ve yavaşça eksilir kendi gövdesinden,
Bir sesin peşine takılıp gitmek derler ya, işte öylece.
Sonra bir uyanış... Ki uyanışların en ağırıdır bu,
O sonsuz denizi uzak bir Yunan adasında bıraktığımı,
Onu ilk kez orada yitirdiğimi anlarım uykumdan sıyrılınca.
Geriye kalan sadece o uzak kıyının kuruluğudur şimdi;
Çatlamış bir ten, kurumuş bir dil ve geç kalmışlık hissi.
İnsan uyandığı yeri beğenmez bazen,
Mavinin bittiği ve bir yabancı gibi durduğu yer tam da burasıdır çünkü.
O sonsuz denizi uzak bir Yunan adasında bıraktığımı,
Onu ilk kez orada yitirdiğimi anlarım uykumdan sıyrılınca.
Geriye kalan sadece o uzak kıyının kuruluğudur şimdi;
Çatlamış bir ten, kurumuş bir dil ve geç kalmışlık hissi.
İnsan uyandığı yeri beğenmez bazen,
Mavinin bittiği ve bir yabancı gibi durduğu yer tam da burasıdır çünkü.
Bir ümide tutunup dönüyorum yeniden o çıkıntıya,
O üç tarafı çevrili, karadan kopamamışlığa.
Ama bakıyorum da, her dönüş aslında biraz daha noksanlaşmak.
Bir yarım adaya sığınırken, yarım bir adama dönüşmüşüm çoktan.
Üstelik bu çamurlu gerçeği, bu üzerime yapışan toz toprağı
Yıkayıp arıtacak tek bir damla bile yok ortalıkta.
O üç tarafı çevrili, karadan kopamamışlığa.
Ama bakıyorum da, her dönüş aslında biraz daha noksanlaşmak.
Bir yarım adaya sığınırken, yarım bir adama dönüşmüşüm çoktan.
Üstelik bu çamurlu gerçeği, bu üzerime yapışan toz toprağı
Yıkayıp arıtacak tek bir damla bile yok ortalıkta.
Hayatımı o derin boşluğa, o dipsiz karanlığa sarkıtmıştım oysa,
Bir kova su umuduyla, serin bir ferahlık adına...
Şimdi ne bir ip var elimde tutunacak, ne de bir taban var basacak.
Sadece yankısı kalmış boşluğun,
Ve durup durup kendini dinleyen bir adamın sessizliği.
Bir kova su umuduyla, serin bir ferahlık adına...
Şimdi ne bir ip var elimde tutunacak, ne de bir taban var basacak.
Sadece yankısı kalmış boşluğun,
Ve durup durup kendini dinleyen bir adamın sessizliği.

