Yasal Uyarı © Korumalı Eser
Yaşanmış Rüyalar
Uyurgezer günlerimin gecesinde
Açıkgöz uykulara dalar,
Yaşanmış rüyalar görürüm boyuna.
Açıkgöz uykulara dalar,
Yaşanmış rüyalar görürüm boyuna.
Çünkü yalnızlığımın aydınlığını
Karanlık sokaklar emzirir her gece.
Ve ben, ağır ağır koşarım sonsuzluğa hiç kıpırdamadan,
Buz gibi bir alevin kucağında donarken deniz.
Karanlık sokaklar emzirir her gece.
Ve ben, ağır ağır koşarım sonsuzluğa hiç kıpırdamadan,
Buz gibi bir alevin kucağında donarken deniz.
Bu yüzden sağır eden bir sessizlik büyütürüm parmak uçlarımda;
En çok kalabalıklarda kimsesiz kalırım,
En çok susarken çığlık çığlığa...
En çok kalabalıklarda kimsesiz kalırım,
En çok susarken çığlık çığlığa...
Sessizlik büyüdükçe gözlerim kapalı görürüm okyanusun en uzak lekesini,
Ama baktıkça körleşirim yanı başımdaki gölgeme.
Öyle ki, yarınımı unuturken bir çay bardağının buğusunda,
Dünüm, geleceğin delik cebinden çoktan düşmüş olur.
Ama baktıkça körleşirim yanı başımdaki gölgeme.
Öyle ki, yarınımı unuturken bir çay bardağının buğusunda,
Dünüm, geleceğin delik cebinden çoktan düşmüş olur.
Ve işte tam burada, doğru bildiğim yanlışların enkazıyım şimdi;
Kendi cennetinde kendi cehennemini emziren bir fani...
Sırf bu yüzden, kahkahalarımın arkasında sessizce ağlayan o çocuk
Sıcak bir ayaz gibi kalır ellerimde her gidişte.
Kendi cennetinde kendi cehennemini emziren bir fani...
Sırf bu yüzden, kahkahalarımın arkasında sessizce ağlayan o çocuk
Sıcak bir ayaz gibi kalır ellerimde her gidişte.
O gidişlerin ardından, solgun ışıkların ortasındayım şimdi;
Toplanıp kalırım gitmelerin en uzun durağında.
Toplanıp kalırım gitmelerin en uzun durağında.
Böylece hiç başlamamış bir ayrılığın eksiksiz hatırası olurum;
Islandıkça kuruyan bir yağmur sürerim yüzüme.
Avuçlarımda hiç tutamadığım düşlerin sızısıyla kalırım öylece,
Sesim ki kelimelerin en ıssız, en kimsesiz yeri...
Islandıkça kuruyan bir yağmur sürerim yüzüme.
Avuçlarımda hiç tutamadığım düşlerin sızısıyla kalırım öylece,
Sesim ki kelimelerin en ıssız, en kimsesiz yeri...
Nitekim ölümsüz ölümler toplarım her mevsim dönümünde,
Cebimde unutulmuş kavuşmaların küf kokusuyla.
Kendimi bulduğum yer bir uçurumdur artık;
Ne zaman ulaşsam kendime, en çok orada kaybolurum.
Cebimde unutulmuş kavuşmaların küf kokusuyla.
Kendimi bulduğum yer bir uçurumdur artık;
Ne zaman ulaşsam kendime, en çok orada kaybolurum.
Ve yine de yürürüm gölgemin önü sıra,
Gündüzü geceye, geceyi hiçliğe ilikleyerek...
Gündüzü geceye, geceyi hiçliğe ilikleyerek...
Ve birden açılır gözlerim...
Şafak, gecenin külünü süpürürken odamdan,
Yatağımda uykudan uyanmış bir rüya bulurum.
Şafak, gecenin külünü süpürürken odamdan,
Yatağımda uykudan uyanmış bir rüya bulurum.
Anlarım ki en çok uyandığımda uykudayım,
Ve en çok yaşadığımda... hiçe komşu.
Ve en çok yaşadığımda... hiçe komşu.

